Dil ve Konuşma Yetilerinin Tanımı, Ayırıcı Özellikleri ve Klinik Önemi

Dil ve konuşma terimleri, kavramsal olarak belirgin farklılıklar içermelerine rağmen yaygın kullanımda birbirinin yerine geçebilmektedir. Bu iki yetinin doğru tanımlanması, ilgili bozuklukların anlaşılması açısından esastır.

Bu iki yetinin birbirinden bağımsız olarak etkilenebilmesi, Dil ve Konuşma Bozukluklarının temelini oluşturur. Bir bireyde dil sistemi sağlamken konuşma motor becerileri bozuk olabilir veya konuşma mekanizması sorunsuz çalışırken dil gelişiminde bir bozukluk görülebilir. Her iki alanın da eş zamanlı olarak etkilendiği durumlar da mevcuttur.

Bu bozuklukların toplumsal yaygınlığına ilişkin olarak, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2011 yılında yayımlanan veriler, ülke nüfusunun %0,7'sinin konuşma engeli yaşadığını göstermektedir. Bu veri, konunun toplumsal önemini vurgulamaktadır.

Dil ve Konuşma Bozuklukları, klinik pratikte etiyolojileri (nedensel faktörler), başlangıç yaşları ve gözlemlenen semptom profillerine göre çeşitli kategorilere ayrılmaktadır.